24 Nisan 2014 Perşembe

Aşk Acısının Tedavisi Var mı? Nasıl?

Aşk Acısının Tedavisi
Aşk Acısının Tedavisi

Aşk Acısının Tedavisi Var mı? Nasıl?

Evet, aşk acısı da diğer bütün hastalıklar gibi bir hastalıktır nihayetinde ve bütün hastalıkların bir tedavisi olduğu gibi aşk acısının da tedavisi var. Ancak...

Aşk acısı tedavisinde, ilkin aşk acısının, diğer bütün acılardan ve hastalıklardan bir farkı olduğunu bilmek ve kavramakla işe başlamak zorundayız. Aksi takdirde aşk acısı tedavisinde başarılı olma şansımız bir hayli düşük olacaktır.


Bu yazıyı kaleme almamın nedeni de aşk acısıyla kıvranan senin gibi okuyucularıma bu farkı ve bu tedavi yöntemini dilimin döndüğünce izah etmeye çalışmaktır zaten. Yazıyı dikkatle takip edersen, aşk acısı tedavisinde bayağı yol alacağını düşünüyorum:

Dostum, aşk acısı tedavisinin diğer bütün hastalık tedavilerinden farklı olduğunu söyledim; çünkü aşk acısı, psikolojik ve zihinsel temeller üzerine kurulan bir hastalıktır. Birçok hastalık gibi bedensel ve uzvi değil.

Gerçi, aşk acısının bedensel ve uzvi görünümleri de var; ancak bu görünümler, psikolojinin bedene yansıması şeklinde düşünülebilir. Zaten, insanın iç dünyasının, kendi bedeni üzerinde muazzam bir etkileme gücüne sahip olduğu, bilinen bir gerçektir.



Aşk Acısının Tedavisi ve Sarmaşık


Yeri gelmişken, şu bilgiyi de aktarmak isterim ki, aşk, insanı içten içe kemirdiği ve tükettiği için ona, "sarmaşık" anlamında "aşk" denilmiştir.

Ne ilgisi var sarmaşık ile aşkın peki?

Sarmaşık, sarılıp kenetlendiği ağacı içten içe eritir ve içini boşaltır. Dıştan bakılınca dağ gibi dimdik görünen ağaç, içten bakılınca bir harabeye dönüşmüştür. Aşkın, insan üzerindeki etkisini bundan daha iyi anlatan bir analoji (benzetme) olabilir mi?

Bu benzetmede kişiyi içten içe kemiren aşk acısı, insanın ruhuna musallat olup onu tüketen zehirli bir sarmaşıktır.

Şimdi, aşk acısının tedavisi adına, bu acıyı çok iyi anlatan ve bu acının tedavisinde yol gösterici olan harika bir öykü ile devam edelim:

Bir Zen bilgesi, Zen bilgeliğini öğrettiği tapınakta öğrencilerine hayat dersi veriyormuş. Bu öğrencilerden ikisi, aralarında oluşan sevgi ve muhabbetin etkisiyle kısa sürede ahbap olmuşlar.

Bunlardan biri, Zen kurallarına sıkı sıkıya bağlı, diğeri ise nispeten daha özgür düşünceli imiş. Bir sabah, güneşle birlikte uyanan bu dostlar, bir günlük bir yolculuğa çıkmaya karar vermişler. Yolculukları, tapınağın da içinde bulunduğu derin ormana doğru olmuş.

İki Zen öğrencisi, ormanda yol alırken, tabiatın türlü türlü güzellikleriyle karşılaşmışlar. Nazlı nazlı akan derelerin muhteşem sesi ve rengarenk çiçeklerin enfes kokuları arasında dolaşıp durmuşlar.

Bir ara, öğrencilerden biri, bir nehrin kenarında üzgün üzgün bekleyen bir kişi görmüş ve ona yardım etmek maksadıyla yanına yaklaşmışlar. Yaklaştıkça, bu kişinin, yaşlı bir kadın olduğunu ve nehrin kenarında mahsur kaldığını fark etmişler.

Yaşlı kadın, nehrin karşı tarafına geçmek için çabalıyormuş; ama nafile. Çünkü nehir, kadının güç yetiremeyeceği bir şiddette akıyormuş. Bunu fark eden Zen öğrencilerinden biri, özgür düşünceli olanı, kadını sırtına alıp karşı tarafa geçirmiş. (İşte aşk acısı tedavisi ile bu öykü arasındaki ilişki de burada başlıyor.)

Fakat, kurallara sıkı sıkıya bağlı olan Zen öğrencisi, kadını sırtlayan arkadaşına çıkışmaya başlamış:

"Sen, Zen kurallarında, ne olursa olsun kadınlara dokunmamak gerektiğini bilmiyor musun? Bu kadının yaşlı veya genç olması, darda veya ferahta olması hiç fark etmez. Ne şekilde olursa olsun kadına dokunmamalıydın."

Kuralcı arkadaşı, geri dönüş yolunda hep aynı şeyleri söyledi arkadaşına: Kutsal Zen kurallarını çiğnedin. O kadını karşı tarafa geçirmemeli idin...

Yaşlı kadından önce, tatlı tatlı sohbet eden iki arkadaş, kadından sonra, birinin diğerini insafsızca eleştirmesine dönmüş. Yol boyunca arkadaşı tarafından eleştirilen özgür düşünceli arkadaş, hiç sesini çıkarmamış. Nihayet, tapınak göründüğünde, arkadaşına bir cümleyle karşılık vermiş:

"Ben, dört saat önce o kadını sırtımdan indirdiğim halde sen, hâlâ niçin taşıyorsun?"



Aşk Acısının Tedavisi ve Gereksiz Yüklerden Kurtulmak


Peki, bu öykünün aşk acısı tedavisi ile ne ilgisi var, diye sormayacaksın umarım. Çünkü, aşk acısı tedavisi ile lüzumsuz yüklerin bırakılması gerekliliği arasındaki yakın ilişkiyi çok iyi kavramış olmalısın.

Şimdi, biraz soyut ve havada kalan bu bilgilerden sonra aşk acısı tedavisinde daha somut ve elle tutulur bilgiler üzerinde duralım. Bu bilgileri, şu yazımda aktardım: Karşılıksız Aşk Acısı Nasıl Geçer?


Ayrıca birkaç yazımda önerdiğim ve aşk acısı tedavisinde bayağı etkili olduğunu dile getirdiğim şu kaynağı (tıkla) da inceleyebilirsin.

Ayrıca şu yazılarımı da okumak isteyebilirsin:

Hakkımda

Ayrılan Sevgiliyi Geri Kazanma Yolları 

İlgili kelimeler: aşk acısının tedavisi var mı, aşk acısı nasıl tedavi edilir

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Çevirgel Duası, Şahmeran Duası ya da diğer sevgiliyi geri getirme duaları ve büyüleriyle ilgili veya okuduğun yazıyla alakalı düşüncelerini ve yorumlarını yazarak sitemize katkıda bulunmak istemez misin?